14. Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı Sonuç Bildirgesi “Yalta Deklarasyonu” ve Komisyon raporları
18.08.2009 18:58
“Yalta Deklarasyonu”
Kurultayımız,
1. Halkların kendi kaderini tayin hakkını göz önünde bulundurarak, DTGB olarak Ukrayna Hükümeti’ni Kırım’da Kırımtatar milli özerkliğinin ilan etmesine davet ederiz. Kırım halkının tarihi vatanları olan Kırım’a geri dönüş, topraklarına yerleşme ve haklarının garantiye alınması hususlarında tüm Türk devlet ve toplulukları tarafından desteklenmelidir.
2. 5 Temmuz Urumçi katliamını şiddetle kınar, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da başlatmış olduğu tutuklamalarının durdurulmasını ve olayda ölenlerin, yaralananların ve tutuklananlarının gerçek sayılarının açığa kavuşturulmasını; Doğu Türkistanlıların hayat güvenliğinin sağlanması için Birleşmiş Milletlerin bölgeye hemen tarafsız bir heyet göndermesini talep ederiz.
3. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde Doğu Türkistan sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesinde yapılan anlaşmalar bahanesiyle kısıtlanmaktadır. Bu cumhuriyetlerin Çin’in Doğu Türkistan’da uygulamakta olduğu soykırım siyasetini göz önünde bulundurarak bu kısıtlamaları kaldırmalarını talep ederiz.
4. Günümüz dünya siyasetinde diyasporaların lobi faaliyetleri çok büyük güce sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri, Avusturalya ve lobi siyaseti yürütmeye müsait olan diğer ülkeler de Türk dünyasıyla ortak hareket etmesi için tüm Türk Cumhuriyetleri’nin hükümetlerini adım atmaya davet eder.
5. Kırım Tatarları’nın milli lideri olarak on yıllardır Türk dünyasının zulüm altındaki diğer halklarına yol gösteren Kırımtatar Milli Meclisi Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesini arz ederiz. Bunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Atatürk Barış Ödülü’nü Kırımoğlu’na verilmesini arz ederiz.
6. Irak’ta 2003’den bu yana Türkmenlere yapılan haksızlıklar halen devam etmektedir. Irak Anayasının 140. maddesinde öngörülen Kerkük normalleşme, sayım ve referandum süreçleri hem Türkmen varlığına karşı yürütülmüş, hem de gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir şekle bürünmüştür. Kerkük, Irak’ın kuzeyindeki oluşuma dâhil edilmemelidir. Irak’ta yapılacak olan genel sayım ve seçimlerde Türk Cumhuriyetleri’nden resmi ve gayrı resmi uluslararası gözlemciler yollanmalıdır. DTGB uluslararası gözlemciler yollama konusunda aktif rol alacaktır. Komisyonumuz ayrıca Türkmeneli’nde son dönemde hızla artan ve onlarca soydaşımızın canına mâl olan terör eylemlerini şiddetle kınar.
7. Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yönelik silahlı eylemlerine devam eden terör örgütü PKK’yı ve bu örgüte destek verenleri protesto eder
8. Azerbaycan topraklarının yüzde %20’sini işgal altında tutmaya devam eden ve Dağlık Karabağ meselesinin çözümünde adım atmaktan uzak duran Ermenistan hükümetini şiddetle kınar. Uluslararası hukuk ve insan hakları doğrultusunda mücadelesine devam eden Azerbaycan hükümetine desteğini bildirir.
9. Makedonya yasalarınca, ülkede yaşayan etnik azınlıkların siyasi temsilcilerinin sürekli olarak seçilebilme imkanını altına alınmasını talep eder. Bu doğrultuda Makedonya Türklüğü’nün geleceği için büyük öneme sahip olan garantili milletvekilliği kanununun Makedonya Meclisi’nde en kısa sürede onaylanarak yürürlüğe konmasını talep eder.
10. Türkistan’ın verimli arazilerinin büyük bir kısmını sulayan Amu Derya ırmağının yukarı yer alan Tacikistan’ın bu ırmak üzerinde büyük bir baraj kurma planı vardır. Bu konunun Amu Derya ırmağının aşağısında yer alan Özbekistan, Türkmenistan ve Afganistan’ın menfaatleri de göz önüne alınarak uluslararası hukukun gerektirdiği çerçevede Tacikistan Hükümetince yeniden ele alınmasını diliyoruz.
11. Çin Halk Cumhuriyeti’nde 2003 yılında yürürlüğe giren Çin Komünist Partisi genelgesi çerçevesinde anaokulları da dahil olmak üzere eğitim için Çince dışındaki diller yasaklanmıştır. Doğu Türkistan’da yaşayan soydaşlarımızın kimliklerini yok etmeyi amaçlayan bu uygulamayı şiddetle kınar, Türk devletlerinin bu konuda Çin Halk Cumhuriyeti nezdinde girişimde bulunmasını isteriz.
12. Küresel krizin bütün dünya gibi Türk dünyasında da yol açtığı zararı gidermek, işsizlik sorununu önlemek ve işbirliğini artırmak amacıyla atıl durumdaki “Türk Dünyası Genç İşadamları Birliği” DTGB bünyesinde kurulacak sekreterya tarafından harekete geçirilmelidir. Bu birlik, DTGB üyesi sivil toplum hareketleri ile ortaklık çerçevesinde bir genç girişimci destek ve yatırım fonu (bağış çerçevesinde) kurulmalıdır. Sekreteryanın geleneksel hale getirilecek forum, fuar, sempozyum ve uluslararası şirketler arasında işbirliğini artıracak faaliyetler düzenlemesine ve DTGB’ye üye kuruluşlara yakın şirketlerin bilgilerinin bulunacağı, bilgilerin ortaklaşa kullanılabileceği bir veritabanının oluşturulmasını öneriyoruz.
13. İran devletinin, nüfusunun yarıya yakınını oluşturan Güney Azerbaycan, Kaşkayı, Türkmen, Horasan, Halaç Türk topluluklarına yönelik asimilasyon politikasına son verilmesini; Türklere karşı olan bütün baskıların ortadan kaldırılmasını; kendi Türk kimliklerini ve temel insan haklarını savundukları için haksız yere tutuklanan ve uzun süreli hapislere maruz kalanların serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.
14. Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu kadim Türk toprağı Karabağ’da bulunan yer adlarının Ermenileştirmesini kınarız. Bu konuda tüm bağımsız Türk devletlerinin Ermenistan’ın Türk tarihine ve Türk topraklarına karşı yürüttüğü siyasete karşı ortak bir siyaset geliştirmesini arzularız.
15. Dünyanın dört bir tarafına dağıtılarak birbirlerinden ayrı yaşamaya mahkum edilen Ahıska Türkleri’nin anavatanları olan Ahıska bölgesine dönmeleri konusunda Gürcistan Hükümeti’ni uluslararası örgütlere vermiş olduğu sözü tutmaya ısrarla davet eder. Komisyonumuz Gürcistan Parlamentosu tarafından 2007 yılında kabul edilen “1944 Yılında Sovyetler Birliği Zamanında Gürcistan’dan Zorla Başka Yerlere Gönderilen Şahısların Ülkelerine Dönmeleri” konulu kanunda yer alan maddelerde Ahıska Türkleri’nin vatana dönüşlerini kimliklerini koruyarak gerçekleştirebilmeleri doğrultusunda değişiklikler yapılmasını ve bu sürecin Gürcistan hükümeti tarafından barış içerisinde bir an önce sağlanmasını arzular. Öte yandan kurultayımız başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere Ahıska Türkleri’nin yaşadığı Türk devletlerinin bu hususta gereken her türlü girişimi başlatmasını talep eder. Son olarak geri dönüş yasası uygulanana kadar geçecek olan süreçte Ahıska Türkleri’nin haklarının yaşadıkları ülkelerce garanti altına alınmasını ister.
16. Tataristan Cumhuriyeti’nde son dönemde yükselerek artan baskıların dindirilmesi ve Tataristan’ın özerkliğinin sağlamlaştırılması yönünde Rusya Federasyonu hükümetini göreve davet eder. Kurultayımız, ayrıca Tataristan’da Müslüman Tatar halkına yönelik devam eden dini ayrımcılık, baskı ve yıldırma politikalarının; ve uygulanan şiddetin son bulması için uluslararası insan hakları örgütleri göreve davet eder. Son yıllarda çeşitli hukuki düzenlemeler aracılığıyla yok edilmeye çalışılan Tatar dilinin korunması için gerekli tüm önlemlerin alınmasını Rusya Federasyonu’ndan talep eder.
17. Türk devlet ve topluluklarının başkentlerinde, bütün Türk Dünyası’nın kültürel, sanatsal ürün ve eserlerinin sergilendiği müzelerin açılması ve ayrıca bütün Türk Dünyası müzik aletlerinin, geleneksel kıyafetlerinin ve yemeklerinin tanıtılacağı şenliklerin düzenlenmesi için kültür bakanlıkları ve ilgili kurumlara teklif götürülmelidir. Bu kapsamda, 2010 yılı Dünya Kültür Başkenti İstanbul’da bir yıllık olsa bile bu tür bir müze açılmasına yönelik girişimlerde bir an önce bulunulmalıdır.
18. Türk dünyasının bütünleşmesi yolundaki en öncelikli aşamalardan bir tanesi dilde ve eğitimde birlik sağlanmasıdır. Bu doğrultuda bağımsız Türk cumhuriyetlerinde milli eğitim bakanlıkları düzeyinde işbirliği gerçekleştirilmesi ve okul müfredatlarına ortak “Türk Dünyası Edebiyatı” dersinin dâhil edilmesini temenni ediyoruz. Bununla birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nde okullarda Türk lehçeleri derslerinin seçmeli olarak verilmesi için gerekli girişimlerde bulunulmasını öneriyoruz.
19. Bulgaristan’da Temmuz 2009’da düzenlenen genel seçimlerde elde ettikleri başarıdan dolayı. Bulgaristan Türkleri’ni ve Halk ve Özgürlükler Hareketi’ni tebrik eder. Bununla birlikte muhalefette kalan Hak ve Özgürlükler Hareketi’ni pekiştitirerek yetki alanlarını genişletmeğe davet ederiz.. tüm Bulgaristan Türkleri’ni kucaklayıcı açılımlar yapmaya davet ederiz. Komisyonumuz öte yandan Bulgaristan’da Jivkov dönemini anımsatan Türk karşıtı ırkçı siyasi söylemlerden duyduğu endişeye dikkat çeker ve başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda tedbirli olmaya davet eder.
20. Batı Trakya Türkleri’nin milli kimliklerinin reddedilmesi ve milli azınlık haklarının verilmemesi uluslararası standartlara tamamen aykırıdır. Bu nedenle, Yunanistan’a Batı Trakyalı soydaşlarımıza uygulanan haksız ve antidemokratik politikalara son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Batı Trakya Türk azınlığının,uluslararası anlaşmalar ve Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan ikili anlaşmalarla garanti altına alınan hakları iade edilmelidir.
21. Kurultayımız, Kıbrıs’ta sürdürülen görüşmelerin KKTC’yi ortadan kaldırmayacak bir şekilde sürdürülmesini, bu görüşmelerde de bir netice alınmaması halinde KKTC’nin derhal tanınması için girişimlerde bulunulmasını talep eder.
22. 23 Nisan gününün Kosova Cumhuriyeti parlamentosu tarafından Türk Günü olarak kabul edilmesini memnuniyetle karşılar, Kosova Demokratik Türk Partisi’nin başarılarının artarak devam etmesini dileriz.
23. Afganistan Türkleri yüzlerce yıl boyunca dış dünyaya kapalı tutularak Türk dünyası ile olan kültürel bağları kesilmeye çalışılmıştır. Bu bağların yeniden kurulması ve güçlendirilmesi amacıyla bağımsız Türk cumhuriyetleri kültür bakanlıklarının Güney Türkistan’ın merkezi olan Mezar-ı Şerif kentinde kültür merkezleri ve kütüphane açmalarını talep ediyoruz.
24. 1991 yılından bu yana 11 defa gerçekleştirilen Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayları’nın onikincisinin Kırım’da gerçekleştirilmesini arz ederiz.
İLETİŞİM KOMİSYONU
Bugün Türk dünyası gençleri arasında en büyük sıkıntı iletişimdir. Dünyaki bütün etkili organizasyonların çok gelişmiş bir iletişim ağı üzerine kurulduğu gerçeği göz önüne alındığında, DTGB’nin en büyük sorunu ve sıkıntısının iletişim sorunu olduğu ortaya çıkar. Güçlü bir iletişim ağının olmaması ve yapılan faaliyetlerin teşkilatlar arasında paylaşılmaması harcanan çabaların boşa gitmesi demektir. İletişim organlarının bu kadar geliştiği bir çağda, bunlardan yararlanmamak büyük bir eksiklik olacaktır.
Türk Dünyası Gençleri arasında iletişimi sağlamak amacıyla komisyonumuz şu kararları almıştır:
1. DTGB’nin bir internet sitesinin kurulması, bu sayede teşkilatlar arasında iletişimin sağlanması bizim en önemli meselemizdir. İnternet sitesinin artık bu kurultay sonrasında kurulması gerekmektedir.
Bu amaçla ilk önce, internet sitesinin teknik işlerinden sorumlu bir ekip oluşturulmuştur. Ayrıca bütün Türk devlet ve topluluğundan birer temsilci seçilmesine karar verilmiştir. Bu temsilciler başta bölgelerinden gelecek haberler olmak üzere, siteye çeşitli dökümanlar sağlamakla yükümlüdür. Temsilciler, özel durumlar haricinde, kurultay bitimine kadar belirlenip kordinatörlere bildirilecektir. Seçilecek olan temsilciler taahhüt ettikleri görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Sitenin yönetim ve kullanımıyla ilgili hazırlanacak yönetmelik Türkiye delegasyonu tarafından hazırlanacaktır.
Sitenin temel dili Türkiye Türkçesi olacaktır. Ancak acilen sitenin Rusça’sının da hazırlanması şarttır. Bu amaçla Türkçe-Rusça çeviri yapabilecek en az beş kişilik bir ekip oluşturulmasına karar verilmiştir. Bunun yanında, istekli delegasyonların sayfayı kendi lehçelerinde hazırlaması da hepimizin arzusudur.
İnternet sitesine bir ön hazırlık olarak, komisyonumuza katılan üyelerden ve temsilcilik için gönüllü olan arkadaşlardan bir e-posta grubu oluşturulacaktır.
İnternet sitesi, her teşkilatın tanıtımı ve de Türk devlet ve topluluklarından kültürel öğeleri içeren müzik dosyaları, videolar gibi dosyalarla zenginleştirileceltir.
2. Bengü gazetesinin hem Türkçesi, hem Rusçasının hazırlanması gerekmektedir. Ayrıca kurultaylar için delegasyonlara gönderilen davet metinlerinde belirtilerek, dileyen delegasyonların kendi lehçelerinde de yayın yapmasına imkan sağlanmalıdır. Ayrıca Bengü gazetesinin periyodik bir şekilde elektronik olarak hazırlanması ve delegasyonlara gönderilerek dağıtımının sağlanması lazımdır.
3. Her teşkilat kendi Internet sitesini açmalı ve diğer teşkilatlara faaliyetlerini duyurmalıdır.
4. Yayın hayatına yeni başlayan TRT AVAZ’ı kutluyor çalışmalarının gelişerek ve artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Ayrıca teşkilatlarımız ile TRT AVAZ arasında işbirliğinin kurulması ve ortak yayınların yapılmasının önemini vurguluyoruz.
5. DTGB’nin bir yan kuruluşlu olan Türk Dünyası Genç İletişimciler Biriliği ile teşkilatlar arasında işbirliğinin oluşturulması ve DTGB tarafından teşvik edilmesi gerekmektedir.
6. Türk ellerinin tanıtılması konusunda çeşitli yayınların ve yazılı eserlerin hazırlanması ve dağıtılması şarttır.
7. Türk devlet ve topluluklarında faaliyette bulunan basın yayın organlarının desteklenmesi önemli bir konudur. Başta bağımsız olmayan Türk halklarının basın organları olmak üzere, Türk lehçelerinde yayın yapan bütün basın yayın kuruluşlarının tanıtımına yardımcı olmak DTGB’nin başta gelen görevlerinden biridir. Ev sahibimiz olan Kırım’ın basın organları olan Kırım Haber Ajansı ve Radyo Meydan gibi kuruluşlar bu konuya güzel birer örnek oluşturmaktadırlar.
SİYASET KOMİSYONU
Komisyonumuz,
1. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur kardeşlerimize yönelik olarak son dönemde Urumçi şehrinde patlak veren ve diğer önemli Türk şehirlerine de yansıyan, boyutları vahşete ulaşan eylemleri kınar. Doğu Türkistan’ın özerkliğinin Çin makamları tarafından garanti altına alınması ve Uyguların temel haklarının sağlanması konusunda tüm Türk cumhuriyetlerini ve uluslararası toplumu Çin Halk Cumhuriyeti hükümetine baskı yapmaya davet eder. Kurultayımız Dünya Uygur Kurultayı başkanı Rabiya Kadir’in haklı davasında yanında olduğunu bildirir.
2. Doğu Türkistan’da son olaylardan sonra Çin hükümeti tarafından masum Uygur kardeşlerimiz idam edilmeye başlanmıştır. Bu konunun detaylarını araştırmak üzere Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütü gibi uluslararası örgütlerin önderliğinde bir komisyon kurulması gerekmektedir. Ayrıca Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin hükümetlerini bu ülkelerde yaşayan Uygurlar’ın haklarının garanti altına alınması konusunda acilen adım atmaya davet ediyoruz.
3. Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisini işgal altında tutmaya devam eden ve Dağlık Karabağ meselesinin çözümünde adım atmaktan uzak duran Ermenistan hükümetini şiddetle kınar. Uluslararası hukuk ve insan hakları doğrultusunda mücadelesine devam eden Azerbaycan hükümetine desteğini bildirir.
4. Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne yönelik olarak silahlı eylemlerine devam eden terör örgütü PKK’yı ve bu örgüte destek verenleri kınar.
5. Kırım halkı tarihi vatanları olan Kırım’a geri dönüş, topraklarına yerleşme ve haklarının garantiye alınması hususlarında tüm Türk devlet ve toplulukları tarafından desteklenmelidir. Komisyonumuz ayrıca Türk cumhuriyetleri hükümetlerini ve uluslararası toplumu Kırımtatarları’nın 1944’te uğradıkları feci sürgünü soykırım olarak tanımaya davet eder. Komisyonumuz Kırımtatarları’nın Ukrayna yasaları dahilinde resmi statüsünün belirlenmesi doğrultusunda Ukrayna Hükümeti’ni göreve davet eder. Bununla birlikte Kırım’da isimleri değiştirilen köy ve şehirlerin 1944 sürgününden önceki hallerine döndürülmesini Ukrayna Hükümeti’nden talep ederiz.
6. Tüm bağımsız Türk Cumhuriyetleri’ni Kırım’da konsolosluk ve temsilcilik açmaya davet eder. Bu vesile ile Birinci Dünya Kırımtatar Kongresi’ni düzenleyerek tüm diasporayı birleştiren Kırımtatar kardeşlerimize gösterdikleri haklı mücadelelerinde destek verir. Kırım davasının tüm dünyaya duyurulması için bunun gibi uluslararası toplantıların periyodik olarak düzenlenmesinin önemine dikkat çeker.
7. Türk cumhuriyetleri hükümetlerini KKTC’ye haklı mücadelesinde destek olmaya; uluslararası toplumu KKTC’ye uygulanan izolasyonları ve çifte standardı yok etmeye davet eder.
Bu vesileyle KKTC’de gerçekleşen 18 Nisan 2009 genel seçimlerinin Kıbrıs Türkü’nün devletine sahip çıkması ve 24 Nisan 2004’te yapılan referandumdaki iradenin değiştiğini göstermesi açısından çok önemli olduğunu ifade eder. Bu seçimin ardından son altı yıldır fiili olarak durdurulan KKTC’nin resmen tanınması çalışmalarına hız verilmeli ve Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkeleri nezdinde girişimler yapılmalıdır. Komisyonumuz bu doğrultuda KKTC’ye uygulanan spor ambargosunu kaldıran Kırgızistan hükümetine de teşekkürlerini bildirir.
8. İran devletinin ülke nüfusunun yarıya yakınını oluşturan Güney Azerbaycan, Kaşkayı, Türkmen, Horasan, Halaç Türk topluluklarına yönelik asimilasyon politikasına son verilmesini; Türklere karşı olan bütün baskıların ortadan kaldırılmasını; kendi Türk kimliklerini ve temel insan haklarını savundukları için haksız yere tutuklanan ve uzun süreli hapislere maruz kalanların serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.
9. Dünyanın dört bir tarafına dağıtılarak birbirlerinden ayrı yaşamaya mahkum edilen Ahıska Türkleri’nin anavatanları olan Ahıska bölgesine dönmeleri konusunda Gürcistan Hükümeti’ni uluslararası örgütlere vermiş olduğu sözü tutmaya şiddetle davet eder. Komisyonumuz Gürcistan Parlamentosu tarafından 2007 yılında kabul edilen “1944 Yılında Sovyetler Birliği Zamanında Gürcistan’dan Zorla Başka Yerlere Gönderilen Şahısların Ülkelerine Dönmeleri” konulu kanunda yer alan maddelerde Ahıska Türkleri’nin vatana dönüşlerini kimliklerini koruyarak gerçekleştirebilmeleri doğrultusunda değişiklikler yapılmasını ve bu sürecin Gürcistan hükümeti tarafından barış içerisinde bir an önce sağlanmasını arzular. Öte yandan komisyonumuz başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere Ahıska Türkleri’nin yaşadığı Türk devletlerinin bu hususta gereken her türlü girişimi başlatmasını talep eder. Son olarak geri dönüş yasası uygulanana kadar geçecen olan süreçte Ahıska Türkleri’nin haklarının yaşadıkları ülkelerce garanti altına alınmasını ister.
10. Bulgaristan’da Temmuz 2009’da düzenlenen genel seçimlerde elde ettikleri başarıdan ötürü Bulgaristan Türkleri’ni ve Halk ve Özgürlükler Hareketi’ni tebrik eder. Bununla birlikte muhalefette kalan Hak ve Özgürlükler Hareketi’ni özeleştiri yaparak tüm Bulgaristan Türkleri’ni kucaklayıcı açılımlar yapmaya davet ederiz. Komisyonumuz öte yandan Bulgaristan’da Jivkov dönemini anımsatan Türk karşıtı ırkçı siyasi söylemlerden duyduğu endişeye dikkat çeker ve başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda tedbirli olmaya davet eder.
11. Batı Trakya Türkleri’nin milli kimliklerinin reddedilmesi ve milli azınlık haklarının verilmemesi uluslararası standartlara tamamen aykırıdır. Bu nedenle Yunanistan’a Batı Trakyalı kardeşlerimize uygulanan haksız ve antidemokratik politikalara son vermesi çağrısında bulunuyoruz. Batı Trakya Türk azınlığının,uluslararası anlaşmalar ve Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan ikili anlaşmalarla garanti altına alınan hakları iade edilmelidir.Yunanistan’da 150 bin kişilik Türk azınlığının milli kimliği tanınmalı ve eğitim başta olmak üzere vakıflar, müftülük, vatandaşlıktan çıkarılma, örgütlenme özgürlüğü ve siyasi katılım gibi konularda Türk toplumunun temsilcileri, kurumlarıyla samimi diyaloglar kurulmalıdır.
12. Irak’ta 2003’den bu yana Türkmenlere yapılan haksızlıklar halen devam etmektedir. Irak anayasasının 140. maddesinde öngörülen Kerkük’te normalleşme, sayım ve referandum süreçleri hem Türkmen varlığına karşı yürütülmüş, hem de gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir şekle bürünmüştür. Kerkük Irak’ın kuzeyindeki oluşuma dâhil edilmemelidir. Irak’ta yapılacak olan genel sayım ve seçimlerde Türk Cumhuriyetleri’nden resmi ve gayrı resmi uluslararası gözlemciler yollanmalıdır. DTGB uluslararası gözlemciler yollama konusunda aktif rol alacaktır. Komisyonumuz ayrıca Türkmeneli’nde son dönemde hızla artan ve onlarca kardeşimizin canına mâl olan terör eylemlerini şiddetler kınar.
13. Moldova hükümetine Gagauz Yeri özerk bölgesinin varlığının korunması doğrultusunda Gagauz kardeşlerimize verdiği destekten ötürü teşekkür eder ve Gagauz yönetiminin Moldova hükümeti ile sıkı işbirliğinin devamını diler.
14. Tataristan Cumhuriyeti’nde son dönemde yükselere artan baskıların dindirilmesi ve Tataristan’ın özerkliğinin sağlamlaştırılması yönünde Rusya Federasyonu hükümetini göreve davet eder. Komisyonumuz ayrıca Tataristan’da Müslüman Tatar halkına yönelik olarak devam eden dini ayrımcılık, baskı ve yıldırma politikalarının; ve uygulanan şiddetin son bulması için uluslararası insan hakları örgütleri göreve davet eder. Son yıllarda çeşitli hukuki düzenlemeler aracılığıyla yok edilmeye çalışılan Tatar dilinin korunması için gerekli tüm önlemlerin alınmasını Rusya Federasyonu’ndan talep eder.
15. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından geliştirilen “Orta Asya Devletler Birliği” projesini memnuniyetler karşılar. Bunun yanında, Türk dünyasının siyasi ve ekonomik entegrasyonu yolunda önemli bir adım olan bu girişimin Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan tarafından da benimsenerek ilerletilmesini diler.
16. Rusya Federasyonu sınırları dâhilinde yaşayan, az sayılı halklar olarak nitelenen Altay, Hakas, Şor, Teleut, Tuvalar ve Çuvaşlar gibi Türk halkları hızla yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Bu halklarımız sadece Türk Dünyası’nın değil tüm dünyanın kültürel ve tarihi zenginliğinin birer parçasıdır. Komisyonumuz Türk Cumhuriyetleri’nin yönetimlerini bu Türk halkları ile daha yakından ilgilenmeye davet eder. Özellikle Büyük Öğrenci Projesi gibi projelerde ve diğer Türk Cumhuriyetleri’nin sağladığı eğitim imkânlarında bu Türk halklarına özel ve yüksek kontenjanlar tanınmasını talep eder. Devletler tarafından tanınan kontenjanların ülke milli eğitim bakanlıklarının merkezi seçme kriterleri ile değil, liyakat ölçütlerine göre serbest başvuru esasında dağıtılmasını tavsiye eder.
17. Türkiye’nin Türk devlet ve topluluklarına yönelik olarak geliştirmiş olduğu en büyük ve en önemli projelerden birisi olan Büyük Öğrenci Projesinin geliştirilerek devam ettirilmesinin önemini vurgular. Bu proje dahilinde devlet ve topluluklara ayrılan kontenjanların az nüfuslu ve baskı altında bulunan Türk halkları için iyileştirme yapılmak kaydıyla gözden geçirilmesini tavsiye eder. Türk dünyasının bütünleşmesi doğrultusunda atılan bu büyük adımın benzer projeler yoluyla diğer Türk cumhuriyetleri tarafından da uygulamaya konulmasının getireceği faydaya dikkat çeker.
18. BM, AGİT, UNESCO, AB ve diğer önemli uluslararası kuruluşlara müracaat edilerek Rusya Federasyonu’nun uluslararası hukukun ilkelerine uyması; ve önceden imzalanmış olan anlaşmalara uygun olarak azınlıkların haklarını ve özerk cumhuriyetlerin özerkliğini koruması konusunda uyarılmasını önerir. Rusya Federasyonu’nda son beş seneye damgasını vuran ve özerk cumhuriyetlerle imzalanan anlaşmalara aykırı bir biçimde yürütülen merkezileşme çabalarının bu ülke vatandaşı olan Türk halklarının geleceği için taşıdığı tehlikeye dikkat çeker.
19. Taşkent şehrinin kuruluşunun 2200. yılı münasebetiyle Özbekistan Cumhuriyeti nezdinde tüm Türk Dünyası’nı tebrik ediyoruz.
20. Rusya Federasyonu’nda son beş seneye damgasını vuran ve özerk cumhuriyetlerle imzalanan anlaşmalara aykırı bir biçimde yürütülen merkezileşme çabalarının bu ülke vatandaşı olan Türk halklarının geleceği için taşıdığı tehlikeye dikkat çeker.
21. Rusya Federasyonu dahilindeki Kuzey Kafkasya’da, Dağıstan’da ve Stavropol’de yaşayan Nogaylar ile bölgedeki diğer halklar arasında son dönemde toprak mülkiyeti konusunda sorunlar büyümektedir. Çatışma noktasına kadar varan bu sorunların Rusya güvenlik kuvvetleri tarafından şiddetle bastırılması sorunu daha da büyütmüştür. Siyaset komisyonu olarak Rusya Federasyonu’nu Nogayların haklarının korunması ve bu konuda düzenlenen federasyon yasalarına sadık kalınması noktasında göreve çağırıyoruz.
22. Makedonya devlet kuruluşlarında Türklerin hakça temsilinin hızlandırılması;
Makedonya Türklerine uygulanan asimilasyon politikalarının ve özellikle Türkiye'ye yapılan gizli göçün durdurulması çağrısında bulunur. Ayrıca 2007 yılından itibaren Makedonya’da “21 Aralık Makedonya Türkleri’nin Eğitim Günü ve Milli Bayramı” kutlanmaktadır. Bu başarıyı elde ettikleri için komisyonumuz Makedonya Türk Demokratik Partisi’ni tebrik eder.
23. 23 Nisan gününün Kosova Cumhuriyeti parlamentosu tarafından Türk Günü olarak kabul edilmesini memnuniyetle karşılar, Kosova Demokratik Türk Partisi’nin başarılarının artarak devam etmesini dileriz.
24. Komisyonumuz 1991 yılından bugüne aralıklarla düzenlenen Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri’nin sürekli ve sistemli bir biçimde devam ettirilmesinin gerekliliğini vurgular.
25. Komisyonumuz Afganistan’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Afganistan Türkleri’nin birlik ve beraberlik içinde hareket etmelerini ve bu seçimlerde gösterecekleri kararlı tutumla Afganistan’ın vazgeçilmez bir parçası olduklarını göstermeye davet eder.
26. Özellikle Türk dilli halkların yaşadığı bölgelerde kimyasal, radyoaktif zehirlenme ve su azlığı gibi problemlerle karşılaşılmaktadır. Bu problemlerin kökleri bölge halklarından kaynaklanmamaktadır. Söz konusu problemlerin çözümü için bütün devletleri ve uluslararası kuruluşları daha fazla ortak faaliyet göstermeye; insanlığı ekolojik duyarlılık göstermeye davet ediyoruz.
27. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Türkler Ermeni diyasporasının ciddi baskısı altında yaşamaya devam etmektedir. Sözde Ermeni soykırımını tanımadıkları için Avrupa ülkelerindeki Türk toplumlarına ayrımcı ve dışlayıcı siyaset izlenmektedir. Siyaset komisyonu olarak, Bu konuda başta bu sorundan en çok etkilenen Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere tüm Türk devletlerini ortak bir siyaset geliştirmeye davet ediyoruz.
EKONOMİ KOMİSYONU
Dünya Türk Gençleri Birliği adına, günümüzde bağımsızlığın ve güç sahibi olmanın temel şartlarından birinin iktisadi olarak bağımsız ve müreffeh bir millet haline gelmek olduğuna dikkat çeken ve dünyanın farklı yerlerinde, birbirine uzak yaşayan soydaşlarımızın ekonomiye dayanan ortak sorunlarında çözümün işbirliği ve iletişimle sağlanacağına inanan komisyonumuz:
1. DTGB’ ye bağlı daimi bir ekonomi sekreteryasının kurulmasına ve üyeleri DTGB yönetimi tarafından belirlenecek olan bu sekreteryanın ekonomi komisyonunda alınan kararların icrasını takip etmesine,
2. Özellikle bağımsız Türk devletleri arasında kurulacak, akraba ve kardeş Türk topluluklarının da dahil olacağı, kültürel birliktelik ve muhtemel işbirliklerinin önadımı konumundaki “Ekonomik Birlik”in sağlanması yolunda; yeni arayışlara girilecek uluslararası ekonomi toplantılarının yapılması ve bu yönde DTGB mensubu kuruluşların bağlı oldukları devletlerin ilgili kurumları ile işbirliği içerisinde, Avrupa Birliği gibi uluslararası projelere fon ayıran siyasi ve ekonomik birliklere dış ticareti teşvik edici projeler (Türkiye’deki Turquality benzeri) hazırlamaları ve DTGB bünyesinde kurulacak olan sekreteryanın bu süreci denetlemesine,
3. Ekonomik birliğin ön şartı olarak bağımsız Türk devletleri arasında gümrük birliği sağlamak yolunda DTGB üyesi sivil toplum hareketlerinin bağlı oldukları devlet içerisindeki idari yapı ile iletişime geçmesi ve projeler hazırlaması, bu konuda kurultay bütçesinden DTGB yönetiminin belirlediği bir miktarın bu hazırlıkların tamamlanması için kullanılmasına,
4. Küresel kırizin bütün dünya gibi Türk Dünyası’nda da yol açtığı zararı gidermek, işsizlik sorununu önlemek ve işbirliğini artırmak amacıyla atıl durumdaki “Türk Dünyası Genç İşadamları Birliği” DTGB bünyesinde kurulacak sekreterya tarafından harekete geçirilmelidir. Bu birlik DTGB üyesi sivil toplum hareketleri ile ortaklık çerçevesinde bir genç girişimci destek ve yatırım fonu (bağış çerçevesinde) kurmalıdır. Sekreteryanın geleneksel hale getirilecek forum, fuar, sempozyum ve uluslararası şirketler arasında işbirliğini artıracak faaliyetler düzenlemesine ve DTGB’ye üye kuruluşlara yakın şirketlerin bilgilerinin bulunacağı, bilgilerin ortaklaşa kullanılabileceği bir veritabanının oluşturulmasına,
5. Üniversitelerle işbirliği yaparak Türk Dünyası’nda muhtemel iktisadi ortaklıklar ve ortak politika konusunda tez, makale ve akademik çalışmaların teşvik edilmesi yönünde çalışmaların yapılmasına,
6. Çin devletinin Doğu Türkistan’da yaptığı zulme tepki olarak DTGB üyesi kuruluşlarımızın kamuoyunu Çin mallarını kullanmama yönünde örgütlemesine karar verilmiştir.
GENÇLİK ve SPOR KOMİSYONU
1. Türk Dünyası gençlerinin Ata sporları olan güreş, cirit ve özellikle de artık kaybolmaya yüz tutmuş Türk geleneksel okçuluğu konusunda kendilerini geliştirmelerine ve birikimlerini gelecek nesillere taşımalarını sağlayacak gerekli finans ve bütçe yardımı yapılmalıdır.
2. 1996 yılında Çuvaşistan’da düzenlenen Türk Dünyası Spor Oyunları, ne yazık ki geleneksel hale getirilememiş, haliyle de daha resmi ve daha geniş kapsamlı bir Türk Dünyası spor organizasyonu için bir zemin oluşturulamamıştır. Kurultay olarak bu oyunların düzenli hale getirilmesini, sirkülerliğinin belirlenmesini ve Türk Dünyası gençlerinin spor müsabakaları vesilesiyle bir araya gelmesini talep ediyoruz.
3. Türk Dünyası gençlerinin kötü akım ve alışkanlıklardan uzak tutulmalarını sağlamak için seminerler, geziler ve benzeri etkinlikler düzenlenmeli ve gençlerin, dikkatlerini çekecek daha verimli konulara ve onlara gelecek nesillere örnek olacak karakterler kazandıracak güzel alışkanlıklara teşviki sağlanmalıdır.
4. İşgal, terör ve şiddet sorunlarıyla boğuşan Türk bölgelerinde yaşayan gençlerimizin, bedensel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz etkileyen olaylardan sıyrılmaları ve Türk Dünyası gençleriyle kaynaşarak bir nevi sosyal rehabilitas almaları için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
5. Yüksek öğrenim gören Türk dünyası öğrencilerinin, bağımsız Türk Devletleri’nin de desteği ile Türk Dünyası coğrafyasındaki diğer üniversitelere gidebilmesi ve eğitimlerinin bir bölümünü Türk Dünyası ile içi içe geçirebilmesi için bir öğrenci değişim programı hazırlanmalıdır.
6. Henüz bağımsızlığını elde edememiş Türk topluluklarının da spor ligleri tertipleyerek Türk gençlerinin hem spora teşvik edilmeleri hem de spor vesilesi ile bir araya gelip kaynaşmaları sağlanmalıdır.
7. Türk gençlerinin ortak bir tarih ve kültür hazinesine sahip olması için bağımsız Türk devletleri, ortak bir Türk tarihi ve Türk Dünyası hakkındaki genel kültür bilgisinin öğrencilere aktarımlası konusunda teşvik edilmelidir.
8. Türk Dünyası coğrafyasında yaşayan gençlerimizin, TİKA başkanlığındaki “Türkoloji” projesi altında özellikle yaz tatili döneminde Anadolu kültürü ve Türkiye Türkçesi derslerini almaları sağlanmalıdır.
9. Öncelikle Türk oyunlarını tespit edilmesi gerekir. Ayrıca, kabul edilen Türk oyunlarnın da Çuvaşistan'da devam etmesini doğru görüyorum. Spor müsabakalarının ne zaman ve kaç yılda bir yapılacağının kararlaştırılmasını teklif ediyorum. Öte yandan Çuvaşistan'da yazlık ok atma kurslarının düzenlenmesi ve Dağıstan'da başka spor müsabakalarının yapılmasını talep ediyoruz.
10. İnternet üzerinden çeşitli video paylaşımlarıyla gençleri spor noktasında birleştirerek hayata daha sağlam tutunmalarını sağlamak gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanısıra, farklı Türk bölgelerinden gelen gençlerimizi çeşitli organizasyonlar (gezi, kurultay vs.) ile hem Türk Kültürünü daha yakından tanımalarını hem de kötü alışkanlıklara karşı bilinçli olmalarını sağlayabiliriz.
11. TCS gibi sınavlara Türk olmasına rağmen Uygurlar'ın katılma hakkı yoktur. Uygur gençlerinin Türkçe öğrenme arzusu vardır. Ancak pek imkanları yoktur, buna bir çözüm bulunmasını rica ediyorum.
12. Yaşanan dil sorunlarına karşılık TİKA'nın önderliğinde gençlerinin Türkiye'ye gönderilip dil kurslarına katılmalarıyla Anadolu Kültürü'nün ve Türkiye Türkçesi'nin daha kolay ve kısa zamanda öğrenileceğini düşünüyorum.
13. TRT Türk kanalında gerek Fransız gerekse İngiliz gençlerinin futbol aktiviteleri yayınlanıyor. Türk Dünyası gençleri arasındaki etkinliklerin TRT'de yayınlanmasını teklif ediyorum. Ayrıca, katılımcılara madalya, plaket vb. Ödüller verilerek soykırım ve terör ile mücadele eden ülke gençlerine moral kaynağı olacağını düşünüyorum. Küçük çaptaki spor aktivitilerinin zamanla büyüyerek bir nevi olimpiyat şeklinde gerçekleşebileceğini temenni ediyoruz.
14. 2010 yılında Türk Dünyası Gençlik ve Spor Bakanlarının toplanmasını talep ediyourz.
15. "Türk Gençliği" mübadele programının yapılmasını talep ediyoruz.
16. Büyüklerin ve küçüklerin gerek tarih ve türkoloji hakkında paylaşımlarda bulunacağı, faydalanacağı gerekse birbirleri ile iletişimde olacakları bir gençlik internet sitesi kurulmalıdır.
17. Kurultaylardan önce Türk dilini öğrenmek için Türkiye'de kurslar düzenlenmelidir.
18. Türkiye'deki ve Azerbaycan'daki tarih arşivlerinin diğer Türk topluluklarına da açılmasını talep ediyoruz.
KÜLTÜR-SANAT, DİL-EDEBİYAT KOMİSYONU
1. Türk Dünyası kültür birliği yolunda önemli bir adım olmak üzere, bütün Türk devlet ve topluluklarının temsil edildiği bir internet sitesi oluşturulması için DTGB tarafından girişimde bulunulması ve süreklilik sağlanmadığı takdirde TÜRKSOY’a teklif götürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu sitede her Türk devletinin ve topluluğunun kültür ve sanat unsurlarının (müzik aletleri, millî kıyafetler, yemekler, önemli sanatçılar vs.) tanıtılması ve siteye bütün Türk Dünyası’ndan şarkı ve türkü örnekleri konularak bir müzik arşivi oluşturulması ilk adımda hedeflenmektedir. Ayrıca, Türk Dünyası’ndaki bütün kültür ve sanat gelişmelerinin kolaylıkla takip edilebilmesi için güncel haber ve duyuruların yer aldığı bir haber portalı sitede yer almalı, site Türkçe, Rusça, Arapça ve İngilizce olarak yayınlanmalıdır.
2. Türk devlet ve topluluklarının başkentlerinde, bütün Türk Dünyası’nın kültürel, sanatsal ürün ve eserlerinin sergilendiği müzelerin açılması ve ayrıca bütün Türk Dünyası sazlarının, geleneksel kıyafetlerinin ve yemeklerinin tanıtılacağı şenliklerin düzenlenmesi için kültür bakanlıkları ve ilgili kurumlara teklif götürülmelidir. Bu kapsamda, 2010 yılı Dünya Kültür Başkenti İstanbul’da bir yıllık olsa bile bu tür bir müze açılmasına yönelik girişimlerde bir an önce bulunulmalıdır.
3. Türk Dünyası kültür ve sanatının tanınmasında büyük bir adım olan TRT Avaz’ın kurulmasını mutlulukla karşılıyoruz. Yayınların devamını ve tüm Türk Dünyası’na yönelik, Türk boyları ve cumhuriyetleri ile ilgili bilgilendirici programlarla geliştirilmesini bekliyoruz.
4. Birçok Türk topluluğunun dans, oyunlar, şarkılar gibi milli kültür öğelerinin unutulmakta olduğu bir gerçektir. Başta kaybolmakta olan bu kültürel zenginlikler olmak üzere bütün kültürel mirasın kayda alınması, bunlarla ilgili CD’lerin ve kitapların hazırlanması gerektiğini vurguluyoruz.
5. Sadece Türk milletinin ata yurdu Türkistan’da değil, onun bir parçası olan ve tarihte Türk devletlerinin kurulmuş olduğu, Deşt-i Kıpçak, Güney Sibirya ve Moğolistan gibi diğer bölgelerde de Türk tarihi açısından arkeolojik çalışmalar son derece yetersizdir. Tarihin en eski medeniyetlerinden olan büyük Türk milletinin köklerine inebilmek için bu çalışmalar son derece önemlidir. Bu konuda kültür bakanlıklarının, üniversitelerin, araştırma merkezlerinin ve TİKA’nın gereken hassasiyeti göstermesini temenni ediyoruz.
6. Üç kıtaya yayılmış büyük Türk milletinin bırakmış olduğu eserler dünya kültür mirası açısından çok önemlidir. Bu eserlerin korunması, restorasyonu ve tanıtılması gerekmektedir. Topraklarındaki Türk eserlerine karşı yeterli ilgiyi göstermeyen, hatta bu eserlerin yok olmasına göz yuman devletleri gerekli tedbirleri almaya çağırıyoruz.
7. Kadim Türk geleneği olan ozanlığın yaşatılması ve tanıtılması amacıyla, tüm Türk Dünyasından ozanların katıldığı bir “Türk Ozanları Şenlikleri” düzenlenmeli ve bu şenlikler geleneksel hale getirilmelidir. Ayrıca bu şenlik vasıtasıyla bütün Türk sazlarının tanıtımı da gerçekleştirilecektir. Bu vesile ile ‘Hazar Şiir Akşamları’nı düzenleyen TÜRKSOY’u takdir ediyor bu etkinliğin düzenli tekrarlanmasını diliyoruz.
8. Çağımızın en önemli tanıtım ve reklâm aracı olan interneti Türk Dünyasının tanıtımında kullanmak üzere, bütün katılımcıları video paylaşım sitelerine kendi kültür ve ülkelerini tanıtıcı görüntüler yüklemeye çağırıyoruz ve delegasyonların internet siteleri arasında karşılıklı bilgi alışverişi yapılmasını öneriyoruz.
9. Üniversitelerin Türk kültür ve sanat hayatına yönelik çalışmalarının artırılmasını ve daha geniş kapsamlı hale getirilmesini talep ediyoruz. Bu bağlamda, üniversitelerdeki Türkoloji bölümleri ve Türk Dünyası merkezleri desteklenmeli, düşük bütçelerle çalışmak zorunda olmaktan kurtarılmalıdır. Ayrıca başarılı öğrencilerin bu alanlarda çalışmaları teşvik edilmelidir.
10. Bütün Türk Dünyasına hitap eden sinema filmlerinin ve tiyatro oyunlarının desteklenmesi için TRT, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Devlet Tiyatroları’nı göreve çağırıyoruz. Yine bu yönde çizgi filmlerin çocukların milli şuur kazanması açısından son derece önemli olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu bağlamda, var olan kuruluşlara mali destek verilmesini, yeni örgütlenmeler oluşturulmasını, film ve tiyatro festivallerinin düzenlenmesini ve DTGB’nin güncellenecek sitesinde oyuncular, filmler ve tiyatro oyunları hakkında bilgilendirici tanıtımlara yer verilmesini öneriyoruz.
11. Başta Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar olmak üzere birçok tarihi Türk şehrinin geleceğinden endişe etmekteyiz. Bu coğrafyada bulunan tarihi mirasın koruma altına alınması için UNESCO nezdinde başvuru yapılmasını teklif ediyoruz.
12. Türk Dünyası’nın çeşitli bölgelerinde zaman zaman yapılmakta olan müzik festivallerinin büyük önemi olduğunu düşünüyoruz. Bu festivallerin sayısının artarak bütün Türk dünyasına yayılmasını temenni ediyoruz. Ayrıca sadece geleneksel müziğimizin değil modern müziğimizin de bu festivallerde görülmesinin çok daha fazla insanın Türk Dünyası’na ilgisini arttıracağı kanaatindeyiz.
13. DTGB üye teşkilatlarının her birinin, kendi ülkelerinde Türk dünyasının çeşitli sanat dallarını yeni nesillere aktaran kurslar açmasını öneriyoruz.
14. Üye teşkilatlarımızın, başta kendi kurultaylarımız olmak üzere, çeşitli uluslararası organizasyonlarda kültür-sanat sergileri açmalarını temenni ediyoruz.
15. Çok önemli olduğunu düşündüğümüz bir konu da, DTGB’nin bu kurultaylar haricinde de faaliyetler gerçekleştirmesidir. Bu sayede bu raporda sayılmış olan kültür-sanat faaliyetlerinin bir kısmının da DTGB tarafından gerçekleştirilebileceğini düşünüyoruz.
16. 2009 yılı, Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği’nin kuruluşunun 10. yıl dönümüdür. Bu vesileyle, Birliğin başarılı faaliyetlerini takdir ediyor, üyelerin Birliğin faaliyetlerine katımını ve internet sitesine (www.dgtyb.org) devamlı olarak katkıda bulunmalarını öneriyoruz.
17. Türk dilleri ve lehçelerine yönelik kursların açılmasını teklif ediyor ve bu konuda bakanlıklar ve üniversiteler ile işbirliği kurulmasının önemini vurguluyoruz.
18. Kapsamlı bir yeni Türk Dünyası Edebiyat Ansiklopedisi oluşturulmaswını öneriyor ve var olan ansiklopedilerin güncellenip tekrar basılmasını teklif ediyoruz.
19. Çeşitli edebi türlerde geniş katılımlı yarışmalar düzenlenmesinin gereğini vurguluyoruz.
20. Bütün Türk Dünyası’nda yaygın olarak yaşatılan sözlü edebiyat ürünlerinin (masal, efsane, destan, şiir, vs.) derlenmesini öneriyoruz.
21. Azınlık statüsündeki Türklere yönelik olarak Türkiye Türkçesinde ve diğer Türk dillerinde devlet tarafından kurslar düzenlenmesi ve eğitmen ihtiyacının karşılanması için gerekli girişimlerde bulunulmasını, derslerin kayda alınıp DGTB internet sitesinde yayınlanmasını teklif ediyoruz.
22. Kurultay gazetesi Bengü’nün aylık dergi/internet dergisi haline getirilmesi ve bu amaçla her delegasyondan temsilciler belirlenmesi, hali hazırda Türkiye Türkçesi ve Rusça olarak basılan derginin Arap alfabesi ile de basılmasını ve çeşitli Türk dillerinde yazılar içermesini öneriyoruz.
23. Türk Dil Kurumu benzeri özerk kurumların bulunmadığı Bağımsız Türk Cumhuriyetleri’nde bu tür kurumların oluşturulmasının ve devletlerarası işbirliğinin teşvik edilmesine yönelik sivil toplum hareketlerinin ve projelerin desteklenmesinin önemini vurguluyoruz.
24. Bağımsız Türk Cumhuriyetleri’nde, bakanlıklar düzeyinde işbirliği gerçekleştirilmesi ve okul müfredatlarına ortak “Türk Dünyası Edebiyatı” dersinin dâhil edilmesini temenni ediyoruz.
25. Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk lehçeleri derslerinin seçmeli ders olarak verilmesi için gerekli girişimlerde bulunulmasını öneriyoruz.




